Ustalar
Nietzsche
Dante Alighieri
Montaigne
Franz Kafka
Albert Camus
Charles Bukowski


Bölümler
Yunan Mitolojisi
Felsefe
Edebiyat
Arkeoloji
Yedi Harika
Felsefe Sözlüğü

[ Popüler Yazılar ]





[ Bi saniye ya !!? ]

Cinsel ilişki takvimi

Yazan: admin Gün: Salı Tarih: 31 - Temmuz , 2007 Saat: 21:08

Cinsel ilişki takvimi
Kadınların en doğurgan oldukları dönemde, diğer zamanlara göre daha fazla cinsel ilişkiye girdiği belirlendi. Amerikan Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü’nün araştırmasında kadınların doğurgan oldukları dönemde, yüzde 24 oranında daha fazla ilişki kurduğu görüldü.

Araştırmayı yürüten Prof. Allen Wilcox ve ekibi 68 kadını üç ay boyunca izledi. ‘Human Reproduction’ adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırmada, spiralle hamile kalmaktan korunan kadınlar üzerinde yoğunlaşıldı. Çocuk yapma isteği içinde olmadıkları açık olan bu kadınların bile, en doğurgan oldukları altı günde daha fazla cinsel birleşme yaşadığı ortaya çıktı.

‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyenleri uyaran Profesör Wilcox, “Normalde bir kadın hangi gün hamilelik şansının en yüksek olduğunu tam bilemez. Ama araştırmamız, kadınların en çok bugünlerde cinsel ilişkiye meyilli olduğunu gösterdi. Ama bunun ardındaki biyolojik nedenler hakkında çok az şey biliyoruz” dedi.

Birinci ihtimal yumurtlama öncesindeki beş gün ve yumurtlamanın gerçekleştiği gün boyunca kadınların libidosunun da yükselmesi. Diğer ihtimal, kadınların bu hassas dönemde daha fazla feremon (karşı tarafta cinsel istek yaratan özel kokular) üretmesi ya da tüm bu tahminlerin aksine, daha sık cinsel ilişkiye girmenin yumurtlama sürecini de hızlandırması.

Araştırmadan çıkan bir başka sonuç da, kadınların ortalama iki haftada iki kez, yani günde 0.29 kez cinsel ilişki kurması. En doğurgan altı gün boyunca ise bu oran günde 0.34′e yükseliyor.

Yorumdan çık

Kategori: Tıp

Cinsel ilişki acı verirse

Yazan: admin Gün: Salı Tarih: 31 - Temmuz , 2007 Saat: 21:06

Cinsel ilişki acı verirse
Bu tip rahatsızlıklar çok yaygın görülür, ancak dereceleri ve nedenleri çok değişkendir. Basit batmalardan çok şiddetli acılara kadar, jenital rahatsızlıklar çok geniş bir yelpaze üzerinde dağılır. Acılar hafif, dayanılır oldukları zaman kadınların büyük çoğunluğu doktora başvurmaya gerek görmüyor ve bunların normal ve geçici olduğunu düşünüyorlar. Kadınlar ancak acıların şiddeti artığı zaman doktora gidiyor. Fakat bu tip rahatsızlıklarda en ufak bir belirti bile gözardı edilmemeli. Bugün çok küçük bir sorun gibi görünen şikayetler, yarın kısırlığa bile varan ciddi problemlerin başlangıcı olabilir.

Eğer cinsel ilişki sırasında acı duyuyorsanız, sizin anlattıklarınız teşhis koymada yol gösterecektir. Bunun için doktorunuza yaşınızı, cinsel yaşamınızı, daha önce geçirmiş olduğunuz enfeksiyon ya da alerji gibi rahatsızlıkları, kullandığınız doğum kontrol yöntemlerini, acıların türü ve nerede olduğu konularında bilgi vermeniz gerekir. Kesin tanının konulabilmesi için, bütün bu bilgilerin doğru verilmesi gerekir.

Acının hangi bölgede hissedildiği önemli
Genital ağrıların yeri tanı için büyük önem taşır. Genel olarak acıların bölgeleri ikiye ayrılır: Yüzeydeki ve derindeki acılar.

Yüzeydeki acılar: Vajina girişinde meydana gelen acılar için yüzeysel acılar terimi kullanılır. Bu tip acıların genel belirtileri kaşıntı, yanma hissi, tahriş ve akıntılardır. Bu belirtiler akla ilk olarak enfeksiyon, mantar ya da alerjik bir sorunu getirir. Daha önce yaşanmış olan bir mantar sorunu da, mukozada küçük izler bırakmışsa, ilişki sırasında acı hissedilmesine yol açabilir.

Derindeki acılar: İlişki sırasında vajinanın girişinde değil, daha derininde hissedilen, hatta karın bölgesine bile vurabilen ağrı ve acılardır. Bunlar endometrite, salpingite ya da yumurtalıkları ilgilendiren belirtiler olabilir.

Ayrıntılı bir muayene şart

Hastanın anlattıkları doğrultusunda jinekolog, vajinanın durumunu, bir kızarıklık olup olmadığını, enfeksiyon ve enfeksiyon türü rahatsızlıkların belirtilerini, herhangi bir tahriş ya da yırtılma olup olmadığını kontrol eder. Ayrıca el muyanesi yardımıyla acının yerini de tespit etmeye çalışır. Eğer jinekolog gerek görürse, çeşitli labaratuvar tetkiklerinin yapılmasını da isteyebilir.

Mukoza kuruluğu vajinal acıda büyük rol oynar
Cinsel ilişki sırasında kadınların yaşadığı acıların öncelikli nedeni, mukozanın yeterince kaygan olmamasıdır. Bunun birçok sebebi vardır: Yorgunluk, stres, partnerle uyumsuzluk, doğumkontrol hapı ya da diğer ilaçların mukozayı yıpratması, hormon salgılanmasında azalma, menopoz gibi nedenler vajinada kuruluk meydana getirir ve bu da cinsel birleşmeyi zorlaştırır. Böyle durumlar da acı hissedilmesine yol açabilir.

Psikoloji çok önemli

Tıbbi olarak açıklanamayan sorunların kökeninde genellikle psikolojik problemler yatar. Aşk ve cinsel istek olmasına rağmen ilişki sırasında kasılmaların ya da acıların yaşanmasının altında, çocukluk ya da gençlik döneminde cinsellikle ilgili kötü anıların varlığı aranır. Veya yetiştirilme tarzının getirdiği etkiler kadının beyin olarak cinselliğe hazırlanamamasına yol açabilir ve bu da ilişkileri zor ve acılı kılabilir.

Uygun bir tedavi

Vajinal kuruluk durumunda kayganlaştırıcı bir krem kullanılarak cinsel ilişki kolaylaştırılabilir. Menopoz dönemindeki kadınlarda bu kremlerin yanısıra, hormon tedavisinin uygulanması da önemlidir. Bu tedavi sayesinde menopozun diğer yan etkileri de ortadan kaldırılır ve kadın psikolojik olarak da rahatlar.
Enfeksiyonlar söz konusu olduğunda, ağızdan alınacak ya da lokal antibiyotik tedavisiyle enfeksiyon dindirilir.

Doğum sonrası cinsel ilişki acıların dindirilmesinin en iyi ilacı sabır ve zamandır.
Jinekolojik rahatsızlıklarda tedaviler farklılaşır. Endometriyozis durumunda kuvvetli projestatiflerin alınması gerekir. Bazen cerrahi müdahale de söz konusu olabilir. Kistlerin %90 ı kendiliğinden geçerken, kalanı için uygun tedaviler yapılır.

Ağrı ve acıların nedeni psikolojikse, en iyi ilaç hastanın kendisidir. Böyle durumlarda hastanın önce kendi beyninde sorunu kabul edip, bunu partneriyle konuşması gerekir. Partnerinin ona yardımcı olması, kendisini güvende ve rahat hissetmesini sağlar.

Yorumdan çık

Kategori: Tıp

Kadınların ve erkeklerin erojen bölgeleri

Yazan: admin Gün: Salı Tarih: 31 - Temmuz , 2007 Saat: 21:04

Kadınların ve erkeklerin erojen bölgeleri
Sevgilinizin boynunuza yumuşak bir öpücük kondurduğunu düşünün… Ya da kulağınıza aşk sözleri fısıldadığını… Hatta gece yatakta ayaklarınıza masaj yapmaya başladığını hayal edin…

Her insanın fantazilerinin, cinsellikten aldığı zevkin farklı olması gibi uyarılma noktaları da birbirinden farklıdır. Kimileri yumuşak okşayışlardan, kimileri daha sert ve tutkulu davranışlardan, kimileri ise öpülmekten hoşlanır. Üstelik her insanın öpülmesini, okşanmasını istediği noktalar da farklı olabilir. Fakat sinir sisteminin herkeste aşağı yukarı aynı olduğu düşünülecek olursa, aslında küçük farklılıklar dışında vücudumuzun bazı bölgelerinin bu tür uyarılmalara son derece müsait olduğu görülür. İşte yukarıdan aşağıya doğru kadın ve erkeklerin erojen noktaları…

Kulak: Kadınların büyük çoğunluğu kulağın ve kulak çevresinin erojen olduğunu söylüyor. Erekler de kadınlar da özellikle seks sırasında kulaklarına fısıldanmasından, kulaklarının öpülmesinden hatta ısırılmasından hoşlanıyor. Ayrıca yine her iki cins de partnerlerinin nefesini kulaklarında hissetmenin kendilerine çok büyük haz verdiğini belirtiyorlar. Fakat işin sırrı yumuşak davranmakta. Aksi halde karşı taraf tahrik değil rahatsız oluyor.

Boyun: Sinir sistemi gelişmiş olan boyun bölgesi hem erkeklerin hem de kadınların erojen noktalarından. Bu sebeple gerek kadınlar gerekse erkekler boyunlarının öpülmesi, okşanması, yalanması ya da hafifçe ısırılmasından hoşlanıyorlar. Kadınlar boyun temasını ön sevişmenin olmazsa olmaz etaplarından biri olarak görüyor, boyunlarına yapılan temasın, hatta masajın ön sevişmenin başlangıç noktası olduğunu söylüyor. Erkekler de kadınlar gibi boyunlarına masaj yapılmasının cinsel arzuyu arttırdığı görüşünde.

Ağız: Ağız için söylenebilecek pek bir şey yok aslında. Siz öpüşmekten zevk almayan kadın ya da erkek gördünüz mü? Hayır değil mi? Fakat unutulmaması gereken bir şey daha var. Erkekler dudaklar ve öpüşme konusunda kadınlara oranla biraz daha şiddetten hoşlanıyor. Kadınlar french kiss’i ya da masumane öpücükleri tercih ederken, erkekler kadının öpüşürken dudaklarını sıkıştırmasından ya da ısırmasından zevk duyuyor.

Sırt: Kadınlar ense kökünden itibaren omurgaları boyunca partnerlerinin yavaşça aşağı kaymasından çok hoşlanıyor. Partnerlerinin ellerini, parmaklarını, dillerini ya da dudaklarını kullanarak küçük dokunuşlarla yukarıdan aşağıya inmesini tahrik edici buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Onlar da birlikte oldukları kadının göğüslerini, yüzünü, nefesini sırtında hissetmekten hoşlanıyor.

Göğüsler: Kadınların en erojen noktalarından olan göğüsler, hem kadının tahrik olup cinsel doyuma ulaşmasına yardımcı oluyor hem de onun cinsellikten ne kadar zevk aldığını gösteriyor. Hemen her erkek göğüslerin, kadının erojen noktalarından biri olduğunu bilse de bazı yanlışlar yapabiliyor. Örneğin kadınlar göğüslerinin okşanmasından çok fazla tahrik olmuyorlar. Kadınlar, erkeğin eliyle göğüslerini okşaması yerine parmakla, dudakla, dil ya da cinsel organlarıyla göğüslerine dokunmasından zevk duyduğunu söylüyor. Erkekler bu konuda kadınlar kadar görüş birliğine varabilmiş değil. Kimi erkekler kadının göğüslerini sıkması, ısırması ya da yalamasından zevk aldığını söylerken kimileri bundan nefret ediyor. İyisi mi, siz siz olun erkeğinize bu konuda ne düşündüğünü sorun!

Karın: Son derece hassas ve yumuşak bir bölge. Sevişme anında kadınlar göbek deliklerinin ellenmesinden, yalanmasından, okşanmasından tahrik olabiliyor. Erkeklere gelince… Erkekler de en az kadınlar kadar bu bölgenin kendilerini tahrik ettiğini söylüyor. Fakat erkekler bu konuda biraz daha yaratıcı. Partnerlerinin dilleri ya da dudaklarının yanı sıra saçlarının, göğüslerinin bu bölgeye temas etmesinden çok büyük haz alıyorlar. Fakat bu bölgeye dokunurken ya da okşarken, nazik davranmak gerekiyor. Aksi halde sevgilinizin canı yanabilir.

Popo: Kadınların erojen bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Hemen hemen her kadın, popolarının okşanmasından, öpülmesinden, yoğurulmasından, hafifçe vurulmasından ve partnerlerinin parmaklarının popo çizgisi boyunca gezinmesinden hoşlanır. Fakat daha fazlasını istiyorsanız dikkatli olmalısınız. Çünkü bazı kadınlar anüslerinin ellenmesinden zevk alırken, bazıları bunu tiksindirici buluyor. Bunu deneyerek veya konuşarak çözümleyebilirsiniz.

Erkekler de popolarının okşanmasından, öpülmesinden, ısırılmasından zevk alıyor. Fakat nazik olmanız kaydıyla. Penisle anüsleri arasındaki bölge son derece duyarlı olduğundan en ufak bir darbe bile çok büyük ağrıya neden olabilir. Bazı uzmanlar kadınlarınki gibi ereklerin de G noktası olduğunu ve bunun anüsün 3-5 cm. içinde olduğunu belirtiyor. Bu varsayıma göre erkekler henüz bunu keşfetmemiş olsalar dahi, sadece bu bölgelerinin okşanmasıyla orgazm olmaları mümkün görünüyor. Fakat bazı erkekler bu konuda çok hassaslar ve böylesi dokunuşlardan nefret ediyorlar. O yüzden bu bölgelere dokunmadan önce kesinlikle onun fikrini almalısınız.

Bacaklar: Ayak bileğinden başlayın ve yavaşça yukarıya çıkın. Avuç içiniz ya da parmaklarınızla dairesel hareketler yaparak baldırlarını özellikle de en erojen nokta olan baldırların iç taraflarını okşayın. Kadınların bu dokunma işlemine bayıldığını göreceksiniz. Erkekler de en az kadınlar kadar baldırlarının içinin okşanmasından tahrik oluyor.

Ayak: Yine tam olarak fikir birliğine varılamayan bir nokta. Kimi kadınlar erkeklerin ayaklarını öpmesini, parmaklarını yalayıp emmesini tahrik edici bulurken kimileri bunu çok pornografik ve iğrenç buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Üstelik erkeklerin büyük çoğunluğu parmaklarının okşanmasından, öpülmesinden nefret ediyor. Partnerinizin bu konudaki tutumunu değiştirmek veya değiştirmemek size kalmış. Bu konularda fazla ısrarcı olmamakta fayda var.

Yorumdan çık

Kategori: Tıp

Cinsel tedaviler

Yazan: admin Gün: Salı Tarih: 31 - Temmuz , 2007 Saat: 21:02

Cinsel tedaviler
Sevmeyi öğrenmek

Başlangıçta kademeli olarak çiftin cinsel yakınlaşmasını artırılıyor. Birbirini okşamak, sevmek, masaj yapmak gibi görevleri, hem de gün içinde birbirlerine dokunmayı artırmayı, birbirine sevgisini fiziksel olarak göstermeyi de içerir. Gün içinde çiçek vermek, hal hatır sormak, sevgisini ifade etmek gibi. Önce iletişim ve sevgi yerleştiriliyor.

Şefkatli dokunuşlar

Belli bir aşamaya gelen hastalara yavaş yavaş sevgiyle cinselliği kombine edecek ödevler veriliyor. Bu aşamada çift, sevgiyle seksi iç içe geçirmeyi ve seksin olduğu zaman sevginin de olabileceğini hissetmeyi öğrenir. Hasta için seksin korku verici yanları vardır. Erkeklerin kadınlara zarar verme, kirletme, onları aşağılama korkuları vardır. Kadınlarda ise kirletilme, zarar görme, aşağılanma… Seks sevgiyle kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar.

Cinsel hazzın öğretilmesi

Bunları geçtikten sonra saf cinsel hazzı yaşatacak ödevler veriliyor. Daha sonra çiftin özgün sorunu ne ise ona göre teknikler uygulanıyor. Örneğin, vajinismusta vajinanın kasılmasını engelleyici kademeli ödevler veriliyor. Erken boşalmada, boşalma kontrolünü sağlayan ödevler veriliyor. İstek bozukluklarında ise isteği artırıcı ödevler… Çifte göre değişiyor. İstek bozukluğunun arkasında ağır bir patoloji yoksa cinsel isteğin olmayışı, büyük bir ihtimalle kişinin cinsel fantezilerinin, arzusunun farkına varamayışıyla ilgilidir. Bu arzuların, fantezilerin kişide suçluluk ya da utanç yaratması nedeniyle engelleniyordur.

Ayıp sözler listesi

Cinsel deneyimi az olan, utangaç, çekingen çiftlerde kullanılan tekniklerden biri ayıp sözler tekniğidir. Kadın ve erkek kendileri için ayıp sözleri tek tek yazarlar. Sonra kağıtları değiştirirler ve birlikte kolaydan zora doğru sıralar ve bunlarla ilgili birbirlerinin fiil cümlesi olduğu cümleler kurarlar. Ve birbirlerine bunu söylerler. Bu, onların cinsel konuda utançlarını ortadan kaldırır.

Ayıp eylemler listesi

Bu kez birbirlerine yapamadıkları şeyleri yazıyorlar. Diyelim ki kadın erkeğin penisini öpemiyordur, bunu yazar. Sonra kolaydan zora doğru kademe kademe uygulamaya çalışırlar. Öykü yazma tekniğinde karşılıklı olarak birer paragraf erotik öykü kurarlar. Kadın, plajda uzanmış yatıyorum, etrafta kimse yok der. Erkek de ben de ordan geçiyorum, seni görüyor ve etkileniyor, yanına geliyorum… Böyle devam eder… Bu fantezilerini geliştirmeleri, kendi arzularını keşfetmeleri için uygulanan bir tekniktir.

Erotizmle tanışma

Erotik materyal paylaşımı, erotik kitaplar okumaları, erotik filmler seyretmeleri, bunlar hakkında konuşulması gibi ödevler veriliyor.

Eğer bir sapık olsam

Bazıları cinsel arzularını, fantezilerini sapıklık olarak algılar. Bu yüzden düşüncelerini paylaşmaz, söylemezler. Böyle arzularını ortaya çıkarmak için ‘Eğer bir sapık olsam,’ diye bir öykü teknik uygulanıyor. Bir sapık olsanız nasıl olursunuz diye soruluyor, kendi aralarında bu öyküyü uygulatıyolar, ama onlara sormuyorlar.

Flört dönemi

Tedavinin en önemli süreçlerinden biri çiftlerin birbirlerinin gönüllerini kazanmaya, baştan çıkartmaya çalıştıkları flört dönemini yeniden yaşamalarıdır.

Bedenle tanışma

Tüm bunlardan sonra hem kendilerinin, hem de birbirlerinin cinsel organlarını tanıma ödevi veriliyor.

Yorumdan çık

Kategori: Tıp

Eşinizin erken boşalması nasıl önlenebilir?

Yazan: admin Gün: Salı Tarih: 31 - Temmuz , 2007 Saat: 21:00

Eşinizin erken boşalması nasıl önlenebilir?
Yöntem 1

Başlamış olan bir orgazm refleksini geri döndürmenin en iyi yollarından birisi skrotum (testis torbası) ile anüs arasındaki tam orta noktaya kısa ve güçlü ani basınçlar uygulamaktır; ayrıca penisin kavernöz cisimlerinin tam vücuda yaklaştığı yere de benzer biçimde 8-10 basınç uyguladığınızda başlamakta olan bir orgazm refleksi durdurulabilir. Burada önemli olan psikolojik uyarılardan birisi, eşinizin dikkatini başka bir yöne çekmektir. Eşiniz geri dönülmez noktaya yaklaştığının işaretini size verdiği zaman mutlaka bu uyarımı verin ve ilişkinin durmasını sağlayın. Eşiniz biraz dinlendikten sonra tekrar uyarıma geçebilirsiniz.

Yöntem 2

Bu yöntemi erkek uygulamalıdır. Penisin vajinadan çıkarılıp, çok sığ ve yavaş girişlerle devam edilmesi, boşalmaya yakın tamamen dışarı çıkarılması ve biraz sonra devam edilmesi gerekir. Taocu sevişme yönteminin özü de bu yönteme dayanır.

Yöntem 3

Eşinizin kritik noktaya yaklaşması halinde bir kaç kez derin nefes alarak aşağı doğru basınç uygulaması (ıkınması) geçici olarak boşalmayı durdurur.

Yöntem 4

Bu yöntem için kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilmelidir. Kritik noktaya gelindiği zaman penis dışarı çıkarılmalı ve penisin başının çevresi baş ve işaret parmağı ile ani olarak sıkıştırılmalıdır. 4-5 sıkıştırma uyarısı erkeğin orgazm refleksini kaldıracaktır.

Yöntem 5

Boşalma sırasında testisler yukarı doğru çekilir. Bu çekilmenin engellenmesi orgazm refleksini geri döndürebilir. Bunun için yukarı çekilmekte olan testisleri baş parmağınız ile işaret parmağınızın altında kalacak biçimde testis torbasını boğumlayan ve yukarı çekilmekte olan testisleri baş parmağınızla işaret parmağınızın oluşturduğu halkanın altında bırakacak biçimde sıkıştırın ve acıtmadan hafifçe testislere aşağı doğru basınç verin.

Yanlış bildiklerimiz

Erkekler duygularını belli etmez; her zaman karşı cinse güçlü olduğunu hissettirmelidir. Kadına karşı hep baskın olmalıdır.

Erkekliğin ölçüsü cinsel güç ve erkeğin cinsel performansıdır. Ne kadar fazla cinsel ilişki de bulunursa bir erkek o kadar güçlüdür.

Her zaman erkek yöneticidir ve her şeyi zaten doğal olarak bilir! Kadın ise pasif kalmalıdır.

Erkekler her zaman cinsel ilişkiyi isterler ve her zaman “sapasağlam” hazır olmalıdırlar.

Cinsellik aslında sadece penisin vajinaya girmesinden ibarettir.

Kadınlar cinsel ilişkiden çok zevk alırlar.

Cinsellik için mutlaka ereksiyon gereklidir.

Cinselliğin temel amacı orgazm olmaktır, orgazm bitince cinsellik de biter.

Cinsellik hakkında keşfedecek pek yeni bir şey olmaz.

Orgazmı yaşamak için ne yapmalısınız?

1. Önce sorunun sizden mi yoksa karşınızdakinden mi kaynaklandığını bilmelisiniz. Eğer sizden kaynaklanıyorsa size itici gelmesi olası yönleri saptamalı ve bu konuda kendinizi geliştirmelisiniz.

2. Eğer sorun ondansa onun sorununu saptayınız. Örneğin problemi erken boşalmaksa onu eğitmeye çalışın.

3. Farklı cinsel fantezileri gerçekleştirerek onun hayal dağarcığını genişletin.

4. Onda psikolojik travmaya yol açacak davranışlardan kaçınınız.

5. Mükemmel uyumun karşılıklı fedakarlıkla gerçekleştirilebileceğini unutmayın.

Yorumdan çık

Kategori: Tıp

2007 Temmuz 31.07.07 nedir ? - 2007 Temmuz 31.07.07 ne demek ? - 2007 Temmuz 31.07.07 anlamı nedir ? - 2007 Temmuz 31.07.07 ne zaman ? - 2007 Temmuz 31.07.07 nasıl ? - 2007 Temmuz 31.07.07 niçin ? - 2007 Temmuz 31.07.07 nerde ? - 2007 Temmuz 31.07.07 ne demektir ? - 2007 Temmuz 31.07.07 neden ? - 2007 Temmuz 31.07.07 ne denir ? - 2007 Temmuz 31.07.07 kim ? - 2007 Temmuz 31.07.07 tanımı ? 2007 Temmuz 31.07.07 tarihi ? - Sözlük